Muse, Marvel çizgi romanlarında ilk kez Daredevil (2015) serisinin 10. sayısında okuyucularla buluştu. 113 kayıp insanın kanından oluşan bir duvar resmiyle sahneye çıkan Muse, gerçek anlamda kanlı bir iz bırakmayı başardı. Delilikle sanat arasındaki ince çizgide yürüyen bu karakter, kurbanlarını sanat eseri olarak kullanmaktan çekinmedi.
DAREDEVIL VE MUSE İLK NE ZAMAN KARŞILAŞTI?
Matt Murdock, New York Savcılığı'nda çalışırken Muse’un “Sanguinity” adlı kanlı duvar resmi ile tanıştı. Olay büyüdü, medya Muse’a "Vincent Van Gore" lakabını taktı. Daredevil, bu karanlık sanatçının peşine düştüğünde, Muse’un sıradan silahlar kullanmadığını fark etti: kurbanlarının kemiklerinden yapılmış bıçaklar, duyuları yanıltan gizemli güçler ve psikolojik savaş.
MUSE’UN GÜÇLERİ NELERDİR?
Muse’un güçlerinin kaynağı belirsiz olsa da; süper insan dayanıklılığı, çevikliği ve özellikle Daredevil’in duyularını alt eden varlığıyla dikkat çeker. Daredevil, Muse’u “hiçlik” olarak tarif eder – bir kara delik gibi, onun varlığını hissedemez. Bu da Muse’u hem fiziksel hem de algısal olarak son derece tehlikeli kılar.
MUSE VE BLINDSPOT ARASINDAKİ ÇATIŞMA
Muse’un saplantılarından biri Daredevil'in ortağı Blindspot oldu. Onunla oyunlar oynayan Muse, sonunda Blindspot’un gözlerini oydu ve onu kendi stüdyosunda esir tuttu. Blindspot kurtulsa da bu olay hem fiziksel hem psikolojik izler bıraktı. İlerleyen zamanlarda Blindspot, elindeki karanlık güçle Muse’a karşı bir kez daha karşılaştı.
MUSE’UN SONU NE OLDU?
Muse, Daredevil (2015) serisinin 600. sayısında kendi sonunu yazdı. Blindspot onu öldürmek üzereyken, Muse bu sona layık olmadığını düşündü ve kendini yakarak ölümü "sanatının son performansı" olarak sundu. Böylece, Marvel evreninin en sıra dışı kötü karakterlerinden biri sahneden kendi kararıyla çekildi.
Okuyucu Yorumları
0 yorumHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Tartışmaya Katıl
Düşüncelerini paylaş, sesini duyur.